Aşkın dili, dini, rengi hele ki siyaseti hiç yoktur. Korkmayın, aşık olun ve aşkınızın arkasında durun...

9 Ocak 2014 Perşembe

Bu yazının ne nedeni ne de başlığı var...ama sonunu merak ediyorum:)



Kitap okumak o kadar severek yaptığım bir etkinliğim ki benim. ETKİNLİK... demek ne kadar doğru oldu bilmiyorum ama yaşam biçimim mi demeliydim acaba?
Bu aralar sınav telaşım ve soru bankalarım arasında kaybolmuşken kitaplarıma ayırdığım vaktimin kısıtlanmasından çok şikayetçiyim. Yalnızca gece yatağa girince ve otobüslerde ayakta kalmadığım oturacak bir koltuk bulma şansı yakaladığım anlarda okuyabiliyorum. Bu çok garip bir duygu. Çok değerli bir arkadaşıma vakit ayıramamak gibi, onu çok özlediğimi hissetmek gibi, telefonla konuşurken telefonun yarıda kesilmesi gibi... Yemek yerken doymadan tabağının önünden alınması gibi mesela...

Kahve içmeyi ne kadar çok sevdiğimi ve günlük 3 fincan hiç sektirmeden içtiğimi de herkes bilir sanırım. Yani çevremdeki herkes bilir de buradan da bilmeyenler öğrenmiş oldular. En büyük keyfimdir benim kahve içerken elime alıp iki satırda olsa bir şeyler okumak. Allahımmm nasıl yakışır kahveyle kitap birbirlerine. Nasıl uyumludurlar. Çok severim ben ikisini de. Çok sevimlidir işte o dakikalar, kıymetlidir, sevilesidir...
Sıcak renkler gibi...

Bir de...
Ben insanların dünyalarını merak ederim. Mesela okuma dünyalarını...
Nerede okurlar? Okuma odaları nasıldır? Neler okurlar? Nereleri not alırlar? Hangi kalemi kullanırlar? Not alırken neler geçer akıllarından.... v.s.
Bu yüzdendir belki de odaları incelemeye  merakım. Bir arkadaşımın evinde kitaplığını çalışma masasını, odasının dekorunu kitaplarını, incelemeyi çok severim...

Ben fotoğraf çekmeyi ve çekinmeyi de çok severim 
Fotoğraflarımda genelde hep fincanlar kahveler ve kiatplar kitaplıkların yanında bir de mekanlar vardır 
Mekan...
Yaşanmışlık yani, yani yine insanların dünyalarına merak belki de
ama deneyin fotoğraf çekmeyi de deneyin çooooook seveceksiniz...

Buraya yazmaya başladım niye başladım, niye yazıyorum, nasıl bu konuya girdim, nerden devam edeceğim... soruları eşliğinde yazıyorum şu an....

demişken pek yapmadığım aslında pek de bulaşmadığım bir konuya değinmek istiyorum:)
MİM
Nedir bu mim
Neden mimleniriz
Neden mimleriz
o zamannnnnnnnn....
Hadi bakalım mimlendiniz...
Bana dünyanızdan bahsedin, okuma dünyanızdan, odanızdan okurken hissettiklerinizden yazın yani benim için dünyanızdan bir şeyler yazın 
bir de fotoğraf çekin okuma dünyanızı çekin, kitağlığınızı çekin, çekin yani fotoğraf çekip mime eklerseniz çook mutlu olurum( not: kitaplığınızı görmek beni çok mutlu eder)

Böylece yazma isteğim bir mimle sonuçlanmış oldu
Kimler mi mimlendi? 
Öncelikle belirtmeliyim takibimdeki herkesler mimlendiler
Amaaa
özellikle
safransarı
kelebeğin hisleri
kitap eylemcisi
İ.R.E.M.C.E.
pembe kereste
umut sepetim
Sizin yazılarınızı dört gözle bekliyorum...

8 yorum:

  1. Yaz iste bu sekil de arada.
    Güzel sorun icin tesekkur ederim , en yakın zaman da cevaplarim umarin :)

    YanıtlaSil
  2. OYY oyy yerim seni görmemişim kıyamam yaa :) teşekkür ederim en kısa zamanda yazacağım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) sevindim seni blogumda gördüğüme valla:)

      Sil
  3. Canım beniiimm çook teşekkürler vakit bulduğum anda yapıcaam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ve ben senin blogunu neden göremiyorum :S

      Sil
  4. şimdi görebilirsin bişi olmuş tu da :))

    YanıtlaSil