Aşkın dili, dini, rengi hele ki siyaseti hiç yoktur. Korkmayın, aşık olun ve aşkınızın arkasında durun...

30 Temmuz 2015 Perşembe

Edep Ya Hu/ Mehmet ANIL


Can Yayınları 2015 yaz kampanyasından edindigim bir başka kitaptı Edep Ya Hu.
Oryantalist tarzda çizimden oluşan kapagına ve normalde tarıh sevmeyen ben, tarihi bir içerige sahip olmasına bakıp almıştım.
Sevemedim...
Kitap yeniçeriocagına katılmak uzere devşirme olarak alınan, acemioglan kız Ferhadın Arafta gunahları ile yuzleşmesi  Ferhad ın agzından aktarılmış.

Kurgu bir roman olması belki okumasını biraz daha kolay bir hale getiriyor ama...

Genç Osman dönemi ve yeniçeri ayaklanmalarına deginirken, kız Ferhad'ın hikayesi pornografik bir hal almaya başlayınca çok gerekli mi böyle bir kitap diye duşunmekten alıkoyamadım kendimi.
Kitapta Ferhadın Allah'a yalvarırken kullandıgı dil oldukça etkileyici, Genç Osman'ın saltanat ugruna katledilişi oldukça iç acıtıcı işlenirken; pornografik kısımların gereksiz yere uzatılması rahatsız ediciydi.

Çok fazla birşey yazmak istemiyorum kitap hakkında, okursanız anlayacaksınız.Yazarın emegine saygısızlık etmek istemiyorum.Belki de tarihle cinsellik içiçe mi olmamalıydı bilemiyorum.
Ters olan ve rahatsız eden birşeyler vardı ve okumakta zorlandıgım bir kitap oldu.


25 Temmuz 2015 Cumartesi

Dunya Agrısı/ Ayfer TUNÇ

Can yayınları sagolsun, yine kampanyasından yararlanıp aldıgım bir kitaptan bahsedicem.
Ayfer TUNÇ bilen bilir kaleminin nasıl saglam, edebi yanının nasıl kuvvetli ve bazı dönemlere nasıl hakim oldugunu....
Severim yani Ayfer TUNÇ okumayı kısacası.
Bu kitaba başladım birşey vardı.
Döndum dolaştım sıkıldım attım geri aldım ofladım pufladım
Agrı zor iş arkadaşlar hele Dunya agrısı...
Herkesin yok mu sanki bir agrısı DUNYA AGRISI
İnkar etmeyelim hepimizin var ...

Bu kitapta Murşit var
Susuyor Murşit
Susarak haykırıyor aslında çogu şeyi

Madenci var bu hikayede
Acıyor hiç durmadan acıyor

Özgur var bu hikayede
herşeye ragmen çırpınıyor...

Sen varsın arkadaş bu hikayede, ben varım, evet evet o da var
BİZ VARIZ BU HİKAYEDE
DUNYA AGRISI VAR...

Bir de altı çizili cumleler var bu hikayede...
Herkesin oldugu.

..


Okunmalı Ayfer TUNÇ.


11 Temmuz 2015 Cumartesi

Akra'da Bulunan El Yazması/Paulo COELHO




"Sadece pes edenler maglup olur, diger herkes galiptir.
Gun gelecek zor donemler, dinlemek isteyenlere gururla anlatılan öykulerden ibaret hale gelecek ve herkes anlatılanları saygıyla dinleyip uç önemli şey ögrenecek.
Bekleyip dogru anda harekete gecebilmek için gerekli sabra sahip olmak.
Bir sonraki fırsatı elden kaçırmayacak kadar bilge olmak.
Ve yara izleriyle gurur duymak.
Yara izleri, ete daglanmış birer damgadan farksızdır ve dusmanları dehşete dusurur; cunku karşılarındaki insanın savaşta çok tecrubeli oldugunu gösterir. Böylece sıklıkla mucadeleden kaçıp diyalog kurmayı tercih ederler. Yara izi, yarayı açan kılıçtan daha etkilidir."

...
.


Kıpti size aradıgınız tum soruların cevaplarını sunabilecek kadar bilge...
İlk başlarda altını çizmeye başladıgım cumlelerim vardı sonrasında altını çizdigim bir kitabım oldu ve yeniden ele alıp şu bölumune ihtiyacaım var diyebilecegim için kitaplıgımın en ulaşılabilir bir yerinde yerini aldı.

Yer yer kişisel gelişim tarzını andırsada da etkili cumleler onu toparlamayı başarıyor.Paulo COELHO benim için populer edebiyattan nasibini aldıgını dusunup onyargılı yaklaştıgım yazarlardandı. Kitabı çok begendım ve bittikten sonra okudugum yorumlarda Elif kitabının daha guzel oldugunu dusundum.
Listemde de yerini alan Elif'den sonra yeni kitaplarla buluşmak için önumdeki koca yazın tadını çıkarmaya devam ediyorum...
Bir sonraki kitapta görusmek uzere...

Kucuk Prens /Antoine Saint-Exupery


"Çöldeki pilot fil yutmuş boa yılanı çizdiginde, etrafındaki buyukler bir şapka gördu. Buyuklerin yorumları cansız ve donuk, hayalguçleri ise çoktan onları terk etmiş.Yetişkinler görmeyi ve hissetmeyi terkettigi için pilot bu muhteşem kariyerinden vazgeçti."





Fransız yazar Antoine Saint-Exupery tarafından yazılan kitap bir çocuk kitabı izlenimi yaratsada buyuklere yazıldıgı yadsınamaz.
Kucuk bir çocugun gözunden  gördunuz mu hiç dunyayı...
Bir hocamdan işitmiştimçocukların seviyesine inilmez çıkılır demişti epey etkilemişti beni o söz. İşte çocukların seviyesine çıktıgınız bir kitaptı kucuk prens.

Kucuk Presn artık özgur...
diye bir yazı okumuştum yakın zamanlarda 
Uluslarası Bern Sözleşmesi geregince, bir sanatçının yapıtlarının telif hakları ölumunun uzerinden 70 yıl geçince serbest kalıyormuş. Bu ögrendigim yeni bilgi ile 1944 yılında hayatını kaybeden Kucuk Prensin yazarı Antoine de Saint Exupery'in ölumunun uzerinden de 1 ocak itibariyle 70 yıl geçmiş oluyormuş ve Kucuk Prens  Avrupa Birligi'ne uye ulkelerin yanı sıra diger ulkelerdeki yayınevlerincede yayımlanabilecekmiş.

Bu yazı sayesinde bir de 2015 itibariyleölumunun uzerinden 70 yıl geçen ve telif hakları serbest kalan birkaç yazar ve ressama da ulaştım.
1. Wassily KANDİSKY
2.Edvard MUNCH
3.Ian Fleming
4.Edith SİTWELL
5.Piet MODRİAN
6.Felix NUSSBAUM
7.Flannery O'Connor

Ben CAN yayınlarından okudum ve kitaplıgımda bulunmasından dolayı buyuk keyifliyim. 
Bence her yetişkin 2 tane Kucuk Prens kitabı edinmeli.
Biri kendi kitaplıgına digeri bir kuçuk arkadaşımıza...




21 Haziran 2015 Pazar

Sonunda Beklenen Okuma Şenligi başladı:)

Pinuccia'nın Yaz Okuma Şenliği nihayet bugun başladı.
Yazları okumak için bol vakit buldugumdan yaz okuma şenligini dört gözle bekleyenlerdendim.
Kitaplıgımdaki kitapları karşıma alıp keyifle listemin bir kısmını hazırladım.
Eksik kalan kısmını ise vakit buldukça ve yeni kitaplar aldıkça duzenleyecegim.
5 Temmuz'dan itibaren de hızla okumalarıma başlıyorum:)
Etkinlik sahibine teşekkurlerimi peşin peşin ilettikten sonra YAZ OKUMA LİSTEMİ paylaşıyorum...

1. Kategori (10 puan): Kısaltılmış hali(versiyonu) çocuk kitabı olarak da yayınlanmış bir kitap

Kucuk Prens/ Antoine de Saint-Exupery(107 syf.) (OKUNDU)

2. Kategori(10 puan): Bir çizgi roman veya foto roman.

3. Kategori(10 puan): 600 sayfadan uzun bir kitap

4. Kategori(10 puan): Muzik temalı bir kitap( Bir muzisyenin hayatı veya ana karakterlerden birinin muzisyen oldugu veya konusunun özunde muzik olan veya isminde muzigi çagrıştıran bir kelime geçen bir kitap)

Romantizmin Işıgı Clara/ Aydın BUKE(604 syf.)

5. Kategori(10 puan): 1001 kitap listesinden bir kitap

6. Kategori(10 puan): Yasaklanmış bir kitap

7. Kategori(10 puan): 1940'tan önce yazılış, Turk edebiyatından bir kitap.

Son Eseri/ Halide EDİB ADIVAR(198 syf.)

8. Kategori(10 puan): İsminde yaz mevsimini çarıştıran 

9. Kategori(10 puan): Herkesin tum kitaplarını okumasını gönlunuzden gecirdiginiz bir yazardan/şairden bir kitap.

Şahika Feraye/Sinan AKYUZ(536 syf.)(OKUNDU)

10. Kategori(10 puan): Bir iki kitabını okuyup kulliyatını okumayı gönlunuzden geçirdiginiz bir yazardan bir kitap.

Piruze/ Sinan AKYUZ(399 syf.) (OKUNDU)

11. Kategori(10 puan): Bir öyku kitabı.

Bir çift ayakkabı/ Sunay AKIN(184 syf.)

12. Kategori(10 puan): Okuma yazmayı ögrendiginiz yıl ödul almış bir kitap.

13. Kategori(10 puan): Tiyatroya uyarlanmış bir roman veya öyku veya şiir kitabı.

14. Kategori(10 puan):Nobel edebiyat ödulu kazanmış kadın bir yazardan bir kitap.

15. Kategori(10 puan):Adı sıfat tamlaması bir kitap.

Seyyah Ressamın Yaşamından Bir Kesit/Cesar Aira(90 syf.)

16. Kategori(10 puan): Polisiye/gerilim/korku turunde bir kitap.

Ben Mona Lisa/Jeanne Kalogrıdıs(464 syf.)

17. Kategori(10 puan): İlk baskısını 2013'te veya daha sonra yapmış bir kitap.

Abim DENİZ/Can DUNDAR(479 syf.) (OKUNDU)

18.Kategori(her kitap 10 puan, 3 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplamda 50 puan):Avrupa edebiyatından 3 kitap. Kitapların biri İngiliz, biri Fransız, biri Alman edebiyatı olmalı.

19. Kategori(Her bir kitap 10 puan, tum kitaplar okunursa ekstradan 20 puan toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadıgınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Turk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.

Gönderilmeyen Aşk/ Nermin BEZMEN(374 syf.)

Leyla ile Mecnun/ Nusret ÖZCAN(253 syf.)

Viyana Valsi/ Vivien SHOTWELL(320 syf.)

Uçurtma Avcısı/Khaled HOSSEINI(440 syf.)


21. Kategori(Her bir kitap 10 puan, tum kitaplar okunursa ekstradan 50 puan toplamda 80 puan):İsminde aynı kelimenın geçtigi 3 kitap.

Aşka Övgu/Alain Badiou/NicolasTruong(81 syf.)

Dostlarım Aşklarım/ Marc LEVY(280 syf.)

Aşk'ın Kalplerimizdeki Mutat Yolculugu/ Sibel K. Turker (158 syf.)

---

22.Kategori(Her bir kitap 10 puan, tum kitaplar okunursa ekstradan 40 puan toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyecegi bir temaya uyan dört kitap.

Tek bir yayınevine ait kitaplar:

Dunya Agrısı/Ayfer TUNÇ(331 syf.) (OKUNDU)

Akrada Bulunan El Yazması/Paulo COELHO(149 syf.) (OKUNDU)

İzmir Postası'nın Adamları/ Ahmet BUKE(159 syf.) (OKUNDU)

Edep Ya Hu/MehmetANIL(186 syf.) (OKUNDU)



Şimdilik listemiz ve kulemiz budur 
Hadi o zaman hepimize kolay gelsin






26 Mart 2015 Perşembe

Hayata minik bir mola verin ve....

Bugun gunun sıkıcılığı arasında film sitelerinde gezinirken tesadüfen denk geldiğim ve konusunu bile okumadan sıcak ışığına kapılıp izlemeye başladığım ve bir anda kendimi içinde bulduğum bir filmden bahsetmek istiyorum.
The Hedgehog
Yaşamaya değer diye çevrilmiş ve ben de diyorum ki izlemeye değer...

Sıcacık bir Fransız yapımı
Öyle etkileyiciydi ki sözcükleri seçip yazmakta çok zorlanıyorum.
Film biraz durağan gelebilir ama hiçbir dakikasında sıkılmadığımı belirtmek isterim 
Tatlı tatlı geldi bir ara nefes alamadığımı hissettim o dakikadan sonra ne kadar etkilediğini hissediyorsunuz zaten. O sahneye geldiğinde ne demek istediğimi anlayacaksınız. Konusu hakkında yorum yapmak istemiyorum çunku kesinlikle izlemenizi istediğim bir film.
Sayemde izleyenler minik bir yorumda bulunurlarsa da ayrıca çok sevinirim 
Aslında üzerine çok konuşulası bir film...
İzledikten sonra hakkında yapılan yorumları okumak için şöyle bir gezindiğimde filmin bir kitaptan uyarlandığını öğrendim.
Kirpinin Zarafeti
Ve böylesi tadının nerden geldigi böylece ortaya çıktı.
Filmin sanatsal yönü de muhteşemdi. Işığı, muzigi, sessizliği, herşeyiyle ben çok beğendim ve ısrarla birilerine izlettirmek istiyorum.

Filmden birkaç kare belki sizi de çeker:








1 Şubat 2015 Pazar

KONUŞABİLİRDİK konuşamadıysak demek ki!...

Çok düşündüm ben
Az konuştum belki ama çok düşündüm.
Belki konuşup akıtsaydım zihnimdekileri, konuşa konuşa boşaltsaydım hiçbirşey kalmasaydı....
Falan..
Daha neler...
Çok konuşmak istemedim aslında hiç
Gerek yoktu ki! Konuşanları dinledim dinledikçe daha az daha az konuşur hale geldim. Çok konuşan az düşünüyor anladığım kadarıyla, hele bazıları var ki düşünmeden konuşuyor. Onlarda konuşmaktan düşünmeyi unutuyorlar olsa gerek. Ama keşke azıcık düşünseler, düşünseler ki konuştukları, bazı insanları hayattan soğutuyor, düşünseler ki konuşmuş olmak için konuşmak üzerine yapışıyor ve bir süre sonra komik bir hal alıyor. 
KONUŞMUŞ OLMAK İÇİN KONUŞMAK
Ne kadar ilginç bir cümle oldu bu, hoş cümle bile olmadı. Ne öznesi var ne yüklemi. Başına buyruk... Çok tanıdık oldu...
neyse neyse
Dur biraz daha basit KONUŞAYIM
Diyorum ki çoğu zaman gerek var mı bunu anlatmaya, zihniyet desen o zaten fukarası çok, muhabbet diyorlar da muhabbet de değil aslında benim dinlediklerim.
Ayıptır söylemesi muhabbetin dibini vuracak kadar düşünmüşlüğüm var yani anlıyoruz az çok muhabbetten 
de...
Kimilerine yakışmıyor. Hayır mecazi anlamda değil yakışmıyor ya 2 beden büyük gidiyor konuştukları üff diyor iç sesim bu o değil aslında
Kimilerini gözümde silip tüketiyor. Tamam diyorum yok oldun kalmadın hiç yeter lütfen görebileyim seni.
Yani demem o ki konuşacak kimse kalmadı mı yaaa
Nerdesiniz???
Farkında değilim de ne çok KONUŞTUM ben
Kahvem mi geldi nedir?
Ya da
konuşmaya ihtiyacım var sanırım ama gerçekten KONUŞMAYA...